Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Ahilik ve Fütüvvet Ahlakı
#1

[b]Ahilik ve Fütüvvet Ahlakı

Fütüvvet sözcüğü Arapça kökenli bir olup genel anlamı gençlik delikanlılıktır. Delikanlı genç adam manasına gelen “feta” kökünden türemiş olan bir sözcüktür. Buradan hareketle bu sözcüğe yüklenen mana “feta” dan beklenen cömertlik asaletyiğitlik gibi önemli erdemlerdir. Fütüvvet teşkilatları ise ilk olarak Arabistan Yarımadası’nda bu erdemleri yerine getirmeyi vazife haline getirmiş genç adamlar birliği olarak örgütlenmiş organizasyonlar şeklinde ortaya çıkmıştır.

Fütüvvet yiğitlik anlamına mesleki bir organizasyon; meslek teşkilatı olarak gelmektedir. Tasavvufi yönü olan bir meslek teşkilatıdır. Kaynağı şundan kaynaklanmaktadır; Sufileri tarikat erbabını dervişleri tekkeye devam eden müridleri genel olarak bedavacılıkla itham etmişlerdir oysa sufiler kendi emeğini biçmek fikrinde olan kimseler olarak görülmektedir.

Fütüvvet” fedakârlık iyilik ve yardımda bulunmak hoşgörü insan severlik nefsine söz geçirme başkalarını kendine tercih etme gibi üstün bir takım ahlaki özelliklerin ismidir. Başkalarına iyilik ve yardım yapmayı amaç edinerek bu amaç uğurunda başına gelebilecek olan bütün zorluklara katlanmayı da ifade eden fütüvvet sözcüğü birçok gönül adamı tarafından şu ana esasta özetlenmiştir:

1- Güçlü olduğu zaman affetmek
2- Gazap ve kızgınlık anında yumuşak davranmak
3- Düşmanları hakkında bile iyi düşüncelere sahip olmak
4- İhtiyacı olduğu zaman başkalarını kendine tercih etmek.
5- Kötülüğe iyilikle karşılık vermek
6- Yaptığı işten karşılık beklememek
7- Başkalarının kusurlarını bırakıp kendi kusuruyla uğraşmak
8- Şefkatli olmak kerem sahibi olmak
9- Zenginse fakiri hiçbir sebeple hizmetinde kullanmamak
10- Halka tenezzül etmemek yüz suyu dökmemek
11- Verenin de alanın da Allah olduğunu bilmek
12- Alçak gönüllü olmak kendini beğenmişlikten kaçınmak
13- Hiç kimseyi azarlamamak
14- Sır saklamak
15- Hizmette ve vermede ayırım yapmamak.

Fütüvvet teşkilatının kuruluşu Abbasiler dönemine şayandır. Siyasi gücünden sonra git gide dini gücünü kaybetmiş olan Abbasileren-Nasır Lidinillâh Ebû’l-Abbas Ahmed’in halifeliği zamanında (1180 – 1225) “Fütüvvet” teşkilatı vasutasıyla yeni bir atılım yapma imkanı bulmuştur. Annesi Türk olan Abbasi Halifesi en-Nasır Lidinillâh bazı mutasavvıf bilginlerin etkisiyle daha önce tepki gösterdiği “fütüvvet” teşkilatına girmiş ve kısa sürede bu teşkilatın en büyük öncüsü olmuştur. Halife en-Nasır Lidinillahyalnızca sayıları son derece kalabalık olan ve bazen birbirleri ile çatışan inanç ve fikir topluluklarını “fütüvvet” teşkilatı içinde toplayıp manevi gücünü sağlamakla yetinmemiş aynı zamanda bu teşkilatı siyasi emelleri için aracı yaparak itaat ettirme hakkını tüm İslam dünyasına yayma başarısını da göstermiştir.. Fütüvvet teşkilatında üyeleri arasında Sultan I. Alaeddin Keykubad ve Ebû Hafs Ömer es-Sühreverdî de bulunuyordu. Bir dönem ahilik Fütüvvet teşkilatının içinde örgütlenmişse de daha sonraları ayrı bir şekilde yapılanmış ve fütüvvet teşkilatı ortadan kalktıktan sonra da ahilik Anadolu’da varlığını devam ettirmiştir.


Ahilik sözcüğünün kökü “ahi” kelimesi olup kaynağına ilişkin iki temel görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerden birincisine görei Arapça “kardeşim” anlamına gelirken “ahi” kelimesi diğer görüşe göre ise “eli açık cömert” anlamına gelen Türkçe “akı” kelimesidir. Türkçe’deki “akı” kelimesi bir k-h değişimi ile dilimize ahi olarak geçmiştir. Anadolu’da örgütlenen Ahilik Teşkilatları ile “ahilik ve fütüvvet kültürü” aşağıdaki “aşkın” manaları ulaşmıştır. Öyle ki bu felsefe ve bu kültür:benzer felsefe doğrultusunda gelişmiştir.
Fütüvvet ahlakına sahip olan insanlar yaşadıkları toplumlarda hep denge unsuru olmuşlardır. Zayıfın ve mağdurun sürekli yanında yer almışlar zalim ve zorbaya karşı tüm imkanlarını seferber etmişlerdir. Hakkı ayağa kaldırmış haksızlığı düşman edinmişlerdir.

Anadolu’ya Horasan’dan Orta Doğu’ya Bağdat’a Selçuklular ile Anadolu’ya gelmiş olan fütüvvet teşkilatı çok canlı olarak yaşamıştır. Kırşehir’de fütuvvetin piri olarak Ahi Evran bilinmektedir. Şehirde yılda bir kez Ahî Evran merasimleri yapılmaktadır.Döneminde bir insan ahiyse; varlıklı zengin itibarlı yüksek mercilerde olduğu anlaşılmaktadır.
[/b]
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi